Bugün : 18 Ocak 2018

Üye Ol
Şifremi unuttum

Üye Bilgileri

Online Ziyaretçi: 5
Online Üye: 0
Online Yönetici: 0

Toplam Üye: 1711
Son Üye: buracan315

Online Üyeler:
Şu An Online Üye Yok
Hoşgeldiniz Ziyaretçi!
IP Adresiniz: 54.82.29.141
Üye olmak için Buraya tıklayabilirsiniz.

Toplam Hit : 49065041
Toplam Tekil Hit : 18002137
Site Kuruluş Tar : 11.05.2007

TRT Çerkeslere televizyon kanalı açmalı mı ?

Evet
Hayır

Toplam Oy: 4751
[Sonuçlar]
Köy Muhtarı
Muhtar İsim: Mehmet YILDIZ
Ev Tel : 0352 531 10 10
Cep Tel: 0505 855 55 98

Haber Gönder

Bu haberi Gönderen :İsmail ÇELİK

Kafkasya’nın büyük kaybı (Nazım ALPMAN)

Bağımsız Abhazya Cumhuriyet’nin ilk devlet başkanı Vladislav Ardzinba tedavi gördüğü Moskova’da hayata gözlerini yumdu. 1945 yılında Sohum’un Eşera köyünde dünyaya gelen Ardzinba Ortadoğu Uzmanı bir tarihçi olarak akademik kariyerinin tamamladıktan sonra Mihail Gorbaçov döneminde Sovyetler Birliği Alt Cumhuriyetler Komitesi Başkanı olarak görev yaptı.

Vladislav Ardzinba’nın aklımda yer eden bir fotoğrafı vardır. Abhazya Parlamentosu 1992 yılının 23 Temmuz günü toplanmıştı. Abhazya o tarihte Gürcistan’a bağlı özerk bir cumhuriyet statüsünde bulunuyordu. Ardzinba hem devlet başkanı hem de parlamento başkanı idi. Parlamento toplantısını açarken aynen şöyle demişti: -Bugün gündemimiz çok yüklü… Önce Parlamento gündemindeki maddeleri görüşeceğiz, bunları karara bağlayacağız. Öğlene kadar bitirmemiz gerekiyor, çünkü öğlenden sonra da Abhaz-Adığe Festivali’nin kapanış törenine yetişmemiz gerekiyor. Festival finaline yetişme gayretinin önünde nasıl önemli bir parlamento oturumu olabilir ki? Ama burası Kafkasya ise bu coğrafyada her an her şey olabilir. Festivale yetişme gayreti içinde neler yapıldı? Önce Abhazya Cumhuriyeti’nin eski Anayasası kabul edildi. Sonra bu anayasa içindeki Sovyet ve sosyalist kelimeleri çıkartıldı. Sonra orak çekiçsiz yeni bir bayrak için oylama yapıldı. Alkışlarla oturum sona erdi. Abhazya Gürcistan’dan ayrılarak bağımsızlık ilan etmişti! Gazetecinin tarihe tanıklığı bundan daha canlı olamazdı. O gün Sohum’daki parlamentoda tek yabancı gazeteci olarak yer almıştım. Benim dışımda bir de TASS Ajansı’nın Sohum muhabiri vardı. Ardzinba o gün tarihi bir kişilik olarak Kafkasya’da sahneye çıktı. Bu kararın aynı zamanda bir savaş davetiyesi olduğunu herkes biliyordu. Çünkü o günkü oturuma parlamentodaki kalabalık grubu olan Gürcü milletvekilleri katılmamıştı. Onlar ayrı bir köşkte birlikteydiler. Gürcü milletvekillerini ziyaret ettiğimde aynen şöyle demişlerdi: -Bu karar Gürcistan’tın toprak bütünlüğünün ihlalidir, savaş nedenidir! Nitekim de 15 gün içinde Gürcistan ordusu Oçamçira’dan girip, bir günde Sohum’a kadar gelmişti. Bir yıl süren savaşta büyük zorluklar yaşandı. Devlet Başkanı olarak Vladislav Ardzinba bunların tümünü göğüsledi. Hem bir askeri komutan hem akademisyen hem de diplomat olarak Kafkasya’daki güç dengelerini yerinden oynattı. Çerkes ulusları dışında fazlaca tanınıp bilinmeyen küçük devletini dünya siyasi arenasının ortasına yerleştirdi. Gürcistan ile yapılan barış görüşmelerini Avrupa’nın ortasına İsviçre’ye taşıdı. Böylece dünya kamuoyunun dikkatini çekmeyi başardı. Bağımsızlıktan sonra iki dönem yürüttüğü Cumhurbaşkanlığı görevini kendi isteğiyle devretti. Böylece ikbal yerlerinin aslen hizmet makamları olduğunu gösterdi. Abhaz halkının yüreğinin yandığını biliyorum. Çerkesler için de aynı durum söz konusudur. Ama Vladislav Ardzinba’nın ölümü esas itibarıyla daha kapsamlı bir yoksunluğu işaret ediyor: -Kafkasya’nın büyük kaybı! Bütün Abhaz dostlara başsağlığı diliyorum. internethaber
Haber Gönderilme Tarihi:05 / 03 / 2010
Haber Okuma Sayısı:1419