Bugün : 22 Şubat 2018

Üye Ol
Şifremi unuttum

Üye Bilgileri

Online Ziyaretçi: 2
Online Üye: 0
Online Yönetici: 0

Toplam Üye: 1711
Son Üye: buracan315

Online Üyeler:
Şu An Online Üye Yok
Hoşgeldiniz Ziyaretçi!
IP Adresiniz: 54.234.233.48
Üye olmak için Buraya tıklayabilirsiniz.

Toplam Hit : 56273041
Toplam Tekil Hit : 18648421
Site Kuruluş Tar : 11.05.2007

TRT Çerkeslere televizyon kanalı açmalı mı ?

Evet
Hayır

Toplam Oy: 4753
[Sonuçlar]
Köy Muhtarı
Muhtar İsim: Mehmet YILDIZ
Ev Tel : 0352 531 10 10
Cep Tel: 0505 855 55 98

Haber Gönder

Bu haberi Gönderen :İsmail

Abhazya’da muhalefet iktidara yüklendi

Sohum/Ajans Kafkas - Abhazya’da muhalefet partileri Rusya’nın Abhazya’nın tanımasının ardından Moskova ile yapılan ikili anlaşmaları bağımsızlığı törpüleyen adımlar olarak değerlendirip iktidarı eleştirdi. Başkent Sohum’da muhalif parti ve sivil örgütler 20 Mayıs’ta ortak basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda hem Abhazya’nın sınırlarının Rusya tarafından korunması anlaşması hem de Abhazya demiryollarının işletmesinin Ruslara devriyle ilgili anlaşma eleştirildi. Ayrıca İngur-Ges hidroelektrik santralinin kaderiyle ilgili yürütülen müzakerelere dair endişeler dile getirildi. Toplantıda Abhazya Ekonomik Gelişim Partisi Başkanı Beslan Butba “Abhaz toplumunda hiçbir zaman Rusya karşıtlığı olmadı, ama bu karar ülkede siyasi durumu istikrarsılaştıracak ve Rus karşıtlığına neden olacak” tespitinin ardından şu değerlendirmeyi yaptı: “Abhazya demir yollarını Rusya demiryolları şahsi yönetimine vermek kararı kaçınılmaz bir şekilde stratejik bir kurumumuzun sadece demiryolunun değil, ülkemizin Karadeniz sahilindeki büyük bölümünün istimlak edilmesine neden olacak. Devlet başkanının gayri menkullerin yabancı vatandaşlara ve hukuk adamlarına özgürce satılması, petrol ve gaz yataklarının Rusya birliklerine verme planları da endişelendiriyor. Basında, Abhazya vatandaşı olmayanların toprak edinebilmesini öngören kanunun hazırlandığına dair açıklamalar yer aldı. En kötüsü ise, bu anlaşmalar hazırlanırken ne kamuoyuna, ne parlamentoya başvurulmadı, ülkenin Güvenlik Konseyi’nde de müzakere edilmedi. Ülke yöneticilerimizin bu tür hareketleri anti demokrat özellikte ve Abhazya egemenliğine zarar veriyor, Rusya-Abhazya ilişkilerini tehdit ediyor. Böyle bir politika ülkemizin milli zenginliklerinin yabancı mülkiyetine geçişine, ülkemizin ekonomik, ardından da siyasi bağımsızlığının yitirilmesine götürür. Abhaz halkı savaştı ve hem kendi, hem de Rusya’nın çıkarlarını korudu. Eğer 15 yıl önce cumhuriyetimiz bağımsızlığını savunmasaydı, bugün Rusya sınırındaki Psou nehrinde NATO askerleri dururdu. Rusya ile işbirliğinden yanayız, ama onunla partnerlik ilişkiler istiyoruz. Bugün kapıları açmak ve herkese taşınmazlarımızı satın almayı serbest kılmak mümkün değil. Parti olarak bir çok tartışmalı meselenin çözüme kavuşturulması konusunda somut önerilerimiz oldu. Devlet başkanı, hükümet ve Abhazya toplumunu, Abhazya’nın yapıcı şekilde gelişimine ve Rusya Federasyonu ile karşılıklı ilişkilerin sağlamlaşmasına hizmet edecek ortak kararın alınmasına davet ediyoruz.” Abhazya Milli Birlik Forumu Eş Başkanı Astamur Taniya da, Abhazya devlet sınırlarının korunması konusunda Rusya Federasyonu ile Abhazya Cumhuriyeti’nin ortak çaba göstermesini tamamıyla desteklediğini belirterek “Çünkü bu anlaşma hem Rusya hem Abhazya’nın güvenlik çıkarlarına uygun, üstelik eşit seviyede. Bununla birlikte belge metninin adının ruhunu yansıtmayışından ötürü üzüntülüyüz.” dedi. “Eski bölge ve yargı alanı meselesiyle ilgili ciddi eleştirilerimiz” var diyen Taniya şunların altını çizdi: “Burada, bu durumların yasamamıza uygunluğu konusunda ciddi hukuki incelemeler gerekli. Ben, bu inceleme işini sadece sivil örgütlerin üzerine alamayacağını düşünüyorum çünkü yürürlükteki yasamaya göre kanunları parlamento yorumluyor. Bundan dolayı parlamentonun sivil toplumun katılımıyla bu konu hakkında ve bu belgenin Rusya Federasyonu ile ilişkilerimiz gerçeklerine ne kadar uygun olduğu konusunda açık bir toplantı yapmasını istiyoruz. Abhazya’nın artık Rusya askerleri ile bir ilişki tarihi var. 15 yıl boyunca Rusya askerleri ile iyi ilişkiler oluşturduk. Varlıkları geçenlerde imzalanan belgede reddedilen bizim sınır muhafızlarımı Rus barış askerleri ile beraberce Gürcü teröristleri tarafından saldırılara maruz kaldılar, onlarca kişi öldü. Ne yani bizim bunu tarihten silmemiz mi gerekiyor? Anlaşmada bazı düzenlemelerin yapılması onaylandıktan sonra bile mümkün. Bu prosedürde var. Bildiğimiz kadarıyla Abhazya ve Rusya Federasyonu arasındaki dostluk ve işbirliği anlaşmasıyla ilgili bazı uyarılar yapıldı ve düzeltmelere gidildi, üstelik onaylandıktan sonra. Sınır güvenliği anlaşması imzalandığında muhalefet bir müddet yorumlarını yapmadı ama bunu devlet başkanının demiryolunun verilme meselesiyle ilgili çıkışından sonra yaptı, üstelik İngurGES’in kaderiyle ilgi müzakerelerin de devam ettiği öğrenildi. Abhazya’nın Rusya ile ağır ilişkilerinin olduğu Yeltsin dönemini hatırlayalım. O dönemde bile biz devlet yönetim kurumlarını inşa ettik, Rusya yönelimimizi de muhafaza ettik. Eğer Yeltsin döneminde bize Rusya temsilcilerinin söylediklerinin hepsini yapmış olsaydık şimdi Abhazya Gürcistan yapısında özerk bir bölge olurdu ve burada NATO askerleri duruyor olurdu. Sınır güvenliği konusundaki anlaşma okunduğunda, Abhazya tarafının onun hazırlanmasına katılmadığı izlenimi oluşuyor. Bu belgenin hazırlanmasıyla ilgilenen Abhazya temsilcilerinin kendi pozisyonlarını belgede gösterememiş olmasından ötürü Rusya tarafı nasıl suçlanabilir? Abhazya yönelimli bir politika takip etmek lazım. Abhazya yönelimli politika ise Rusya yönelimlidir, çünkü bizim başka stratejik partnerimiz yok. Ama bu, bizim bağımsızlığımızdan, daha başka devletlerin bizi tanıma isteğimizden vazgeçmemiz anlamına gelmiyor. Rusya, Abhazya’nın hiçbir yere gitmeyeceğini, onun hukuki yollarla askeri-siyasi birlik oluşturacağını, Abhazya’nın Rusya ile ilişkilerine zarar verecek daha başka devletlerle dış politika anlaşmaları, askeri anlaşmalar yapmayacağını bilmesi gerekiyor. Menfaatlerimizin göz önünde bulundurulması gerekiyor. Güvenlikle ilgili tüm anlaşmaların parlamentoda onaylaması gerekiyor. Bundan dolayı bu belgenin parlamentoya incelenmek üzere, imzalandığı günden itibaren bir ay içinde, yani 30 Mayıs’a kadar gönderilmesi gerekiyor. Parlamentonun da bu konuları kanunla belirlenen süre içinde incelemesi gerekiyor.” Vatan savaşı gazileri sivil örgütü Aruaa’nın Başkanı Vadim Smır de, yönetime baskı için mevcut tüm kanalları kullanacaklarını belirterek “Stratejik kurumların diğer devletin idaresine verilmesi, dost devlet bile olsa egemenliğin kaybedilmesi anlamına geliyor” uyarısı yaptı. Ahatsa sivil örgütü Başkanı Ahra Bjaniya da ‘parlamentoyu pasif tavın içinde olmakla’ suçlayıp “Eğer parlamento açık ve sarih tavrıyla yeterli büyüklüğünü göstermiş olsaydı, anayasal ölçülerin korunmasının ardında dursaydı, kesinlikle düşüncesi aranırdı. Bugün bizler sadece belirsiz mırıltılar, belirsiz tepkiler duyuyoruz. Bundan dolayı muhalefetin bir sonraki adımı, halkımızın seçtiklerinin gelişen süreçlere net tavırlar vermeleri için parlamentoya etkide bulunmak olacak” dedi. Diaspora defterden siliniyor Sosyal-Demokrat Parti Başkanı Gennadi Alamia da durumu ‘çok ağır’ diye niteleyip “İnanıyorum ki, Rusya’da bugün olanların yarınki bir anlaşmazlığa götürdüğünü anlayan güçler var. Bizlerin halk ve milli hareketlere dönmemizin, bizi yok edebilecek süreçlere karşı durma gücünü bulmamızın zamanı geldi. Bizim çıkıp, meselelerin kulislerde değil tüm milletle çözülmesi gerektiğini söylememiz lazım” dedi. Alamia, “Şimdi bir çokları diasporamızdan daha az söz etmeye çalışıyor, çünkü bu Rusya’nın hoşuna gitmeyebilir. Ama inanıyorum ki, diasporamız olmadan bizim halk olarak korunmamız mümkün değil. Sınır anlaşması onların üstesinden gelmesi çok zor olan bir engel, çünkü ben kendim Türkiye dönüşümde bununla karşılaştım. Rusya ile eşit haklardan yanayım. Ben böyle bir fiyata karşılık güvenliğimizin sağlanmasını istemiyorum. Yönetim ve halkın birlik olması lazım, devletin her şeyi halkını korumak için yapması lazım. Eğer biz böyle şartlar koşmayacak olursak, o zaman acil olarak bu devletin adını değiştirmek gerekecek” diye konuştu. Toplantıda Butba’nın sahibi olduğu Abaza TV’nin tüm ülkeye yayın yapıp yapmayacağı konusu da gündeme getirildi. Butba “Tüm ülkeye, özellikle de bugünkü basın toplantısından sonra yayın yapmamıza izin vermeyeceklerine eminim. İnanıyorum ki, savcılık ve diğer güvenlik birimlerinin dahil edilmesiyle önceden olduğu gibi eylemler olacak. Bundan eminim, ama sizi bunun hakkında bilgilendireceğiz” dedi. Abhazya Halk partisi Başkanı Yakup Lakoba ise Abaza TV’ye Sohum dışında yayın yaptırılmamasıyla ilgili olarak “Bilgiye ulaşma prensibi eşine rastlanmamış şekilde ihlal ediliyor” eleştirisini yöneltip şöyle devam etti: “Abaza TV, muhalefetin düşüncelerini söyleyebileceği tek televizyon kanalı. Onlar iki yıldır yayın yapıyor ve bu süre içinde var olma hakkına sahip olduklarını gösterdiler. Bu kanal, devlet kanalını da daha iyi çalışmaya iten dürüst bir rekabet. Abaza-TV’nin başkent ve civarı dışında ülke halkının çoğuna ulaşamıyor olması yanlış.” Ahatsa Başkanı Bjaniya da halka ulaşmak için seçim sürecinde halka ulaşmada iletişim organlarının hayati önem arzettiğini vurgulayıp “Bu altı ayda habere ulaşma önemli bir rol oynayacak, tüm sosyal ve siyasal grupların düşüncelerini yansıtması gereken devlet televizyonunun rolü daha da önemli olacak. Ve biz tüm önlemlerle bunu sağlamaya çalışacağız” dedi. APSNPRS/ÖZ/FT
Haber Gönderilme Tarihi:25 / 05 / 2009
Haber Okuma Sayısı:1992