Bugün : 18 Ocak 2018

Üye Ol
Şifremi unuttum

Üye Bilgileri

Online Ziyaretçi: 6
Online Üye: 0
Online Yönetici: 0

Toplam Üye: 1711
Son Üye: buracan315

Online Üyeler:
Şu An Online Üye Yok
Hoşgeldiniz Ziyaretçi!
IP Adresiniz: 54.82.29.141
Üye olmak için Buraya tıklayabilirsiniz.

Toplam Hit : 49064825
Toplam Tekil Hit : 18002043
Site Kuruluş Tar : 11.05.2007

TRT Çerkeslere televizyon kanalı açmalı mı ?

Evet
Hayır

Toplam Oy: 4751
[Sonuçlar]
Köy Muhtarı
Muhtar İsim: Mehmet YILDIZ
Ev Tel : 0352 531 10 10
Cep Tel: 0505 855 55 98

Haber Gönder

Bu haberi Gönderen :İsmail çelik

Rusya, 25 Ağustos'ta Abhazya ve G.Osetya'nın bağımsızlığını tanıyacak

Gürcistan'ın ayrılıkçı bölge Güney Osetya'ya düzenlediği operasyona Rusya'nın müdahalesi, Gürcistan'ı bölünme tehlikesi ile karşı karşıya getirdi

8 Ağustos'ta gerçekleşen 2 bin 100 Oset sivil ve 18 Rus barış gücü askerinin ölümüne neden olan Gürcü operasyonu sonrası Rusya on bin kişilik asker, yüzlerce tank, top ve zırhlı araçla Tiflis'in 50 km yakınına kadar ilerlemişti. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin aracı olması sonrası altı maddelik bir geçici anlaşma imzalayan Moskova ve Tiflis karşılıklı olarak askerî birlikleri geri çekmeye başladı. 22 Ağustos akşamında çekilmeyi tamamladığını iddia eden Moskova, Gürcistan'ın tekrar saldırı gerçekleştirmesine karşı önlem alıyor. Moskova, Güney Osetya sınırında Gürcü topraklarında iki hat üzerinde oluşturulan 18 kontrol noktasına 500 barış gücü askeri yerleştirecek. Rusya ABD'nin açıkladığı gibi Gürcistan'ın askerî yapısının yeniden kurulmasına destek sağlanması halinde bölgeye daha fazla barış gücü askeri gönderecek. ABD, Almanya ve Fransa başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesi, Rusya'nın çekilme taahhütlerini yerine getirmediğini savunurken Rusya Genelkurmay Başkan Yardımcısı Anatoli Nogovitsin, Gürcistan'ın askerî hareketliliğini kontrol altında tutacaklarını ima ederek, "Gürcüler Hummer jiplerle gezerken, TIR'larla silah, cephane taşırken biz sadece duvarın arkasından bunların kaç tane olduğunu mu sayacağız?" diyerek tepki gösterdi. Rusya'nın çekilmesinin ardından önemli bir gelişme de iki ayrılıkçı bölgenin geleceği ile ilgili tartışmalarda yaşanıyor. BM'de sürdürülen müzakereler tıkanırken Rusya'nın Abhazya ve Güney Osetya'nın bağımsızlıklarını 25 Ağustos'ta tanıyacağı iddia edildi. Rus haber ajansı Regnum, diplomatik kaynaklardan edindiği bilgiye dayanarak verdiği haberde Rusya'nın 25 Ağustos'ta Abhazya ve Güney Osetya'nın bağımsızlığını tanıyacağını duyurdu. Ateşkes sonrası Gürcistan'ın bağımsızlığından bahsetmenin gereksizliğine değinen Rus yetkililer de altı maddelik geçici anlaşmada Gürcistan'ın toprak bütünlüğüne atıfta bulunulmadığına dikkat çekiyor. Diğer taraftan G.Osetya Devlet Başkanı Eduard Kokoytı, parlamento başkanı ve üst düzey yetkililer, önceki gün bağımsızlığın tanınması ile ilgili görüşmelerde bulunmak üzere Moskova'ya geldi. Rusya parlamentosu alt kanadı Duma'nın da bağımsızlık başvurularını görüşmek üzere 25 Ağustos'ta acil olarak toplanacağı kaydediliyor. Rusya parlamentosu üst kanadı Federal Konsey de aynı gün başvuruyu değerlendirecek. Rusya Bölgesel Kalkınma Bakanı Dmitri Kozak, Rusya'nın iki özerk bölgenin bağımsızlık başvurularını kabul edebileceğini açıkladı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Rusya'nın iki özerk bölgenin bağımsızlığını kabul edip etmemesi ile ilgili gelişmelerden Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili'nin sorumlu olduğunu iddia etti. Federal Konsey Başkanı Sergey Miranov da özerk bölgelerin bağımsızlıklarını tanımaya hazır olduklarını açıklamıştı. Gürcü üsleri ineklere kalmış Gürcü birlikleri, Rus ordusunun önceki gün terk ettiği Senaki kentindeki askeri üssü dağıtılmış halde buldu. Yandaki fotoğraf, üssü işgal edenin sadece Ruslar olmadığını gösteriyor. Rusya, Yeltsin döneminde NATO'ya girmek istemiş Rusya'nın Gürcistan'a girmesinin ardından Batı ile Moskova arasında tırmanışa geçen gerilim, Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecinde ortaya çıkan fırsatları yeniden gündeme getirdi. Yeniden cepheleşme günlerine dönüşü endişe ile izleyen uzmanlar, Sovyetler Birliği'nin dağılmasına günler kala 1991'de Boris Yeltsin'in NATO zirvesine gönderdiği üyelik müzakeresi ile ilgili mektuba uygun bir cevap verilmemesini eleştiriyor. Ünlü gazeteci Tom Friedman, New York Times'a yaptığı değerlendirmede, o günlerde NATO yetkililerinin Moskova'ya tutarlı bir yaklaşım gösteremediğini kaydetti. Kremlin'e 2000'de gelen Vladimir Putin'in de NATO ile ilişkileri geliştirme konusunda Batı'dan gerekli desteği alamadığı ifade ediliyor. BBC'ye o dönemde konuşan Putin de NATO ile entegrasyonu düşünebileceklerini, ancak bunun eşit şartlarda gerçekleşecek bir birlik olması gerektiğini kaydetmişti. Bu arada Rusya'nın Gürcistan harekatı Amerikan seçimlerinde de etkili oluyor. Moskova'ya karşı oluşan tepkiyi değerlendiren Cumhuriyetçi aday John McCain'in, Rusya'nın G8'den çıkarılması, AB'nin bu ülke ile ilişkileri dondurması, Moskova'nın Dünya Ticaret Örgütü'ne kabul edilmemesi ve 2014 Soçi Kış Olimpiyatları'nın protesto edilmesi gibi söylemlerinin prim yaptığı kaydediliyor. Amerikalı şahinleri sevince boğan sıcak gelişmelerin Kremlin'de de yankılandığına dikkat çekiliyor. Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev'in ilk günlerde dile getirdiği liberal açılımların çoktan küllenmeye başladığı düşünülürken, Slovik olarak bilinen şahin grubun, Kremlin'in politikalarını belirlemesi bekleniyor. Faruk Akkan, Moskova, Cihan Ukrayna: Sıra bizde, acilen NATO üyesi olmalıyız Gürcistan ile birlikte Batı-Rusya rekabetinin en şiddetli yaşandığı ülkelerden Ukrayna, Moskova'nın Gürcistan'a girmesinin ardından bir an önce NATO üyesi olmak istediğini duyurdu. İngiliz Times gazetesine konuşan Cumhurbaşkanı Viktor Yuşçenko, Gürcistan'ın ardından Moskova'nın yeni kurbanı olmak istemediklerini belirterek, askerî harcamalarını artıracaklarını ve hedeflerinin NATO üyeliği olduğunu vurguladı. Batı yanlısı Yuşçenko, ellerini çabuk tutmak zorunda olduklarını dile getirerek, "Ukrayna, Kremlin'in kurbanları listesine düşmemek için elinden geleni her şey yapacaktır. Soğuk Savaş döneminden sonra ilk kez Avrupa tarihinde bir ordu hiçbir uluslararası yaptırım söz konusu olmaksızın egemen bir devletin topraklarını işgal ediyor." eleştirisi getirdi. Rusya'ya karşı koruma sağlamak için sadece askerî bütçenin artırılmasının yeterli olmayacağına değinen Yuşçenko, "Aynı zamanda NATO'ya da bir an önce üye olmamız gerekir." dedi. Rusya'dan dolayı tüm Avrupa'nın barış ve güvenliğinin tehdit altında olduğunu iddia eden Ukrayna liderinin, Rusya Başbakanı Vladimir Putin'i eleştirmekten kaçınması dikkat çekti. Moskova, Cihan
Haber Gönderilme Tarihi:24 / 08 / 2008
Haber Okuma Sayısı:1699