Bugün : 13 Aralık 2017

Üye Ol
Şifremi unuttum

Üye Bilgileri

Online Ziyaretçi: 4
Online Üye: 0
Online Yönetici: 0

Toplam Üye: 1711
Son Üye: buracan315

Online Üyeler:
Şu An Online Üye Yok
Hoşgeldiniz Ziyaretçi!
IP Adresiniz: 54.226.132.197
Üye olmak için Buraya tıklayabilirsiniz.

Toplam Hit : 47107359
Toplam Tekil Hit : 17584049
Site Kuruluş Tar : 11.05.2007

TRT Çerkeslere televizyon kanalı açmalı mı ?

Evet
Hayır

Toplam Oy: 4748
[Sonuçlar]
Köy Muhtarı
Muhtar İsim: Mehmet YILDIZ
Ev Tel : 0352 531 10 10
Cep Tel: 0505 855 55 98
Anı Başlığı : Düğün Çeşitleri
İsim : BICRA Saim
Soyisim : TUÇ
İçerik :

Sponsor Bağlantılar

Çerkes'lerde
DÜĞÜN ÇEŞİTLERİ

Çerkeslerin düğünleri üç ana başlıkta toplanabilir:
1- Herhangi bir bahaneyle gençlerin kendi aralarında yaptıkları düğün,
2- Misafire, ağırlamak için “Onur”a yapılan.düğün.
3- Gelin alındığında, sevinç gösterisi olarak düzenlenen düğünler...
Bu da dört türde ayrıştırılabilir: a-Gelin almaya gidilen yerde, kızın baba evinde gece sabaha kadar yapılan ve gelen gelincilere olmadık şakaların yaptığı düğün. ( Bu eğlenceye ve oyunlara kız tarafına akraba olan kimseler katılmazdı.) b-Gelin getirildikten sonra, erkek evinde ilk akşamdan başlayarak sürdürülen, protokol haklarının gözetildiği düğün. c-Gelini eve aile içine alma; at oyunlarının düzenlendiği düğün. d-Güveyi’yi Sağdıcın evinden kaldırma ve baba evine döndürme düğünü.
Fakat biz bu düğünlerin yapılış tarzıyla değilde, düğünle ilişkili ve gelinin
getirilişi safhasıyla ibağlantılı bazı ayrıntı bilgiler vermeye çalışacağız.

Gelinin Baba Evinden Çıkarılması
Gelin baba evinden, doğup büyüdüğü yöresinden, evden çıkarılırken bazı yörelerde Varidade söylenmez, silah atılmaz, aşırı sevinç gösterisine gidilmez di. Bu durum, bir genç kızın o güne kadar aralarında yaşadığı ailesi ve yöre insanlarından uzaklaşıyor olmasından doğan hüzne (sevinç burukluğuna) saygılı olmaktan kaynaklanmaktaydı.

Kızın evden çıkarılışında, çok eskiden kız evin çıkış kapısına kadar bir yakını tarafından koluna girerek getirilir ve kapıdan, evlenen delikanlıya yakın biri tarafından kucaklanıp arabaya bindirilirdi… Sonradan bu husus, evlenen genci temsil eden kardeşi, amca oğlu, dayı oğlu yada sağdıcı, gelini kaldırmak üzere odaya girmeye ve gelinin kaldırılmasına mani olan odadaki hanımlara, görümce durumunda olan birine veya kızların başkanına bir entari çıkarttırırdı. (bu sonradan entarilik oldu; daha sonrada paraya dönüşerek iş pazarlığa döküldü.) sonra iki bayan koluna girer kapıya kadar getirirler ve yine damadı temsil eden biri tarafından kucaklanarak arabaya bindirilirdi. Daha sonraları bu durum “gelin çıkarma” havasında, hüzünlü çalan bir mızıka eşliğinde koluna girerek ve yürüterek çıkarılmaya başlanmıştır.

Gelinci Simgesi:
Gelin kız, atlı bir gurup eşliğinde (Gelin Alayı) tenteli bir at arabasının içine bindirilirdi ve tentenin üzerine kızın ailesinin hazırladığı, kızlarının safiyeti ve temizliğini ifade eden: Kenarları on santim civarında beyaz hasayla çevrili, ortası kırmızı ipekten, uzaktan görülebilecek ebatta, kare bir örtü örtülür ve kenarları hafif tarzda iplikle tutturulurdu. (Guşha Teypxoa) Bu örtü, arabanın içinde bir gelin olduğunun göstergesi, Atlı refakatçilerin de onu korumakla, götürüleceği yere salimen ulaştırmakla yükümlü olduklarının simgesiydi…

Varidade Söylenmesi:
Varidade, gelini alıp dönerken yerleşim yerlerini geçerken, köye girişte, gelinin eve indirilişinde; takriben bir hafta sonra “Gelini aile içine, eve alma” (Vune yışe) esnasında Gelin yürütülürken ve birde Güveyi, sağdıcın evinden baba evine döndürülürken, birbirine tutunmuş enaz, üç kişilik bir gurup tarafından ve hareket halindeyken söylenirdi.

Silah Atmak:
Silah, Varidade söylenerek gelinin getirildiği eve indirilişinde ve düğünlerde, el vurup (Şeşen, Apsuva, Leparuş gibi) hareketli oyunların oynanması sırasında, hızlı ayak figürü yapılırken, oynayanın oyununu takdir ifadesi olarak ve oyuna heyecan katmak düşüncesiyle akranlar (yaşıtlar) arasında, büyüklerin denetimine bağlı olarak atılırdı. “Vuıg” el vurulmayan ve mızıka eşliğinde oynanırken, oynayanların birbiriyle konuştuğu, tanıştığı oyun türüydü. Kafe karşılıklı gelinip gidilen ağır bir oyundu; mızıkaya el vurularak tempo tutulur ve zaman-zaman gurup halinde sözle de eşlik edilirdi. (Deju)

Bazı Atlı Girişimler:
Gelin getirilirken, yolculuk esnasında ve uygun ortamlarda, tenteli gelin arabasının arkasına yanaşan atlılarla arabadaki kızlar arasında (arabada en fazla dört kız olurdu) hem şaka yollu sataşmalar da bulunur ve hem de zaman- zaman mendil istenip, alınıp kaçırılırdı. Mendili alan, rakip durumundaki diğerlerinin de göreceği şekilde mendili sallayarak arabadan uzaklaşır ve rakipleri de ardına düşerek yarışırlardı. Bu mendil ve Çerkes helvası (Halıvoa upça) kaçırma olayı gelin indirildikten sonrada ve gelinin aile içine, eve alınışı sırasında da uygulanırdı.

Ayrıca: Gelin alayı yerleşim yerlerinden geçerken; köy içinden geçiliyorsa, yolları kesilir ve yumurta dikerek gelincilerin at üstündeki atıcılıkları denenirdi. Çevreden geçiliyorsa, bir gurup genç onları karşılar ve köy hudutlarından çıkıncaya kadar çeşitli oyunlarla: Şapka, başlık ve gelin arabası için özel hazırlanmış araba tentesinin üst örtüsünü kaçırmak gibi sataşmalarla eşlik edilirdi.Gelin alayı, öncelikle gelin arabasının etrafında atlılardan bir set oluşturmak suretiyle simgeleri olan örtüyü (Guşxa teypxoe) güvenceye alırdı. Kaçırılmak istenen diğer kamçı , yamçı, kalpak, başlık gibi şeyler de götürülsün istenmezdi fakat, kaçırılan neyse onun sahibi, kaçıranın ardına düşerdi ve yetiştiğinde birbirlerini attan indirmek gibi binicilik oyunlarına da girerlerdi.

Gelin getirilip getirilen eve alınışından hemen sonra, kendine güvenen atlılar kapıya saldırırlar, bir yığın engellemeye rağmen, gelinin ardından içeri girebilen olmuşsa bu “Batırıbja” dedikleri Başarı (yiğitlik) Bıja’sı ile onurlandırılırdı.

BIJA:
Bıja’nın türleri vardı ve şunlardı:
Düğüne katılan her kızın ve tek kişide olsa her köyün, köyü temsilen bir Bıja hakkı vardı. Gelin alayı yola çıkarken bir uğurlama Bıja’sı, Güveyi’nin baba evine döndürülüşünde bir sevinç Bıja’sı, Batırıbja (yiğitlik Bıjasının) dışında, gelin alma olayı boyunca meydana gelen (kız ve erkek fark etmeyen) hataların telafisine dönük “Tazırıbja” (Dava Bıja’ı) Bunun sayısı yapılan hata ve davalarla ilşkilidir. Bıja gelin alan ailece, evde hazırlanır ve şu malzemeler kullanılırdı…

Büyükce bir tas (Kupa) içine, baldan yada şekerden yapılmış içilecek kıvamda şerbet.doldurulur ve fakat, tas bir miktar iki parmak kadar noksan bırakılırdı; yapılacak temenni konuşmasının başlangıcına neden olsun diye!..Bıja koe’den mülhem adı nedeniyle yanlış değerlendirilen Bıja’nın esası budur. (Diğeri, gurup halinde Maxsıme içerken kullanılan içki kadehidir.Belki boynuzda bir zamanlar ayni maksatla kullanılmıştır fakat, uygulanış biçimi ve ortamına göre bu daha uygundur!) Yanında orta büyüklükte bir tepsi üzerinde Şelame, Tuxruj (Halıve, Lokum) ve yanında Tuxrımbe dedikleri yada üç dilim Çerkes Helvası bulunurdu. Şerbetle tasıyla yapılan seremoniden hemen sonra bu yiyecekler ufak parçalara ayrılır ve şerbetten yudumlayan herkese birer parça tattırılmak suretiyle merasim tamamlanmış olurdu.

Yarış ve At Oyunları:
Gelinin aile içine, eve alınış merasiminde “At Yarışı”da düzenlenirdi ve atlar genelde eğersiz koşturulur, önde gelen ikisine ödül olarak “DEPE’A” ve “NIP” dedikleri: Ceviz tanelerinin bir araya getirilmesiyle hazırlanmış ve ayna gibi bazı nesnelerle de süslenmiş bir nevi TAÇ ve BAYRAK diyebileceğimiz semboller hediye edilirdi. Birde, gelinin Varidade söylenerek kapının önüne, avluya çıkarıldığında mızıka çalınarak atlıların atlarını sırasıyla, at üstündeyken tek- tek oynatmaları vardı.

Kız Tarafının Düğüne Katılması Oynaması Ayıptı:
Hangi durumda olursa olsun, ister kaçmak ister normal yollarla: Kız evlenmek üzere baba evinden ayrıldıktan sonra kız tarafı, erkek tarafına dönük hiçbir etkinliğe, düzenlemeye katılmazdı… Kazara, gelinin getirildiği yöreden, gelin kızın köyünden herhangi biri, erkek tarafındaki bir düzenlemenin içine düşse, görenler tarafından alay edilirdi. Ayrıca düğün bitinceye ve aradan belli bir zaman geçince ye kadar gelinin götürüldüğü yöreye gitmek, o yöreye güvensizlik gibi yorumlanarak, hafife alındıkları yönünde şakalaş ılırdı..

Sadece çok eskiden bazı ailelerin: Kızın büyümesine, gelişmesine katkıları olmuş,
Süt Annesi mesabesinde ki yaşlı bir hanımın geline refakat ettirildiği bilinir ve bu yaşlı hanım belli bir süre sonra damadın ailesince, kendisine hediyeler vermek suretiyle geri döndürülürdü. Ayrıca: En az üç ay sonra kızın ailesi tarafından komşu yada aileye yakın yaşlı bir hanımın öncülüğünde bir erkeğinde refakat ettiği, kendi gelinleri ve kızlarının da katıldığı bir kafile oluşturur, kızlarını ve yeni akrabalarını ziyarete gönderirlerdi. Bunlar sevinçle karşılanır, ağırlanır, komşularca da davet edilirler ve üç günlük bir misafirlikten sonra geri dönerlerdi.


S.TUÇ


BU KONUYU PAYLAŞIN

Share |

Gönderme Tarihi : 07.06.2008
Anı Hit : 7631



Gönderilen anılar,fıkralar,yazılar vs. yazarının sorumluğu altındadır. Kesinlikle site yönetimini bağlamaz.
Yorum Gönderilmemiş..
Yorum Göndermek için Üye Olmanız Gerekmektedir..