Bugün : 13 Aralık 2017

Üye Ol
Şifremi unuttum

Üye Bilgileri

Online Ziyaretçi: 3
Online Üye: 0
Online Yönetici: 0

Toplam Üye: 1711
Son Üye: buracan315

Online Üyeler:
Şu An Online Üye Yok
Hoşgeldiniz Ziyaretçi!
IP Adresiniz: 54.226.132.197
Üye olmak için Buraya tıklayabilirsiniz.

Toplam Hit : 47107353
Toplam Tekil Hit : 17584046
Site Kuruluş Tar : 11.05.2007

TRT Çerkeslere televizyon kanalı açmalı mı ?

Evet
Hayır

Toplam Oy: 4748
[Sonuçlar]
Köy Muhtarı
Muhtar İsim: Mehmet YILDIZ
Ev Tel : 0352 531 10 10
Cep Tel: 0505 855 55 98
Anı Başlığı : Kuzey Kafkasya Adetleri (Taziye Merasimi)
İsim : İsmail
Soyisim : ÇELİK
İçerik :

Sponsor Bağlantılar

Kuzey Kafkasya Halklarının adetleri; kültürlerini, bireysel ve toplumsal ilişkilerini en iyi tanımlayan ve yaşayan tarihsel kanıtlardır.

İnsanın insana, insanın topluma ve doğaya saygısını kurallaşmış ve kurumlaşmış olarak Kafkas Adetlerinde görebiliriz.

Demokrasinin en küçük toplumsal biriminden en büyük yönetim birimine kadar bir kurallar ve temsil zinciri olarak hiyerarşik düzen içinde yaşatıldığı başka bir örnek yoktur.

Kafkasya'da adet bugünkü anlamda yasa hükmündedir. Adete uymayan tavır ve eylem yasaya aykırı tavır ve eylemdir. Her kesin kınama hakkı vardır. En caydırıcı müeyyide ayıplamaktır. Yasaya uygunsuzluk "Yemuk" ayıp olur.

Kafkasya geleneğinde ayıp suçtur. "Yemuk" (uygun olmayan) ayıptır. Ayıplı bir iş yapmak toplumdaki yerini kaybetmek demektir. Ayıplı işin alakadar ettiği kişi ve toplum ve yönetim olabilir. Buna göre müeyyide ağırlaşır.

Doğumdan ölüme kadar her şey kurallara bağlıdır. Kuralların zamana ve koşullara göre değişebilirliliği vardır. "Uygun olan adettir" demek suretiyle adetlerin bağnazlıktan uzaklığı ifade edilmiştir.

Bugünkü toplumsal koşullar çoğu adetlerin unutulmamasına yol açmış ve de kent hayatında özellikle taziyelerdeki tereddüt ve karışıklığa ışık tutacağı düşüncesiyle bu sayımızda taziyeler işlenmiştir.

ESKİ ADETLERİMİZDEN

Taziye Merasimi:

Kabristan dönüşünde acı sahipleri evlerinin giriş kapısı¬nın hemen önünde, arkaları eve dönük yan yana dururlar; hısım ve akrabaları, komşuları, köy ve semt sakinleri yan¬larında sıralanırlardı.Dışarıdan taziyeye gelenler, yüzleri eve dönük olduğu halde karşılarında tek sıralı saf bağlar; içlerinden en ehil kişi, acı sahiplerinin tam karşısına düşecek hizada imam da yanında yer alırlardı. Önce imam dua aldırırdı. (Dua alınırken cenazeye kan bağıyla bağlı olanlar ellerini kaldırmazlar.) Sonra ehil kişi sol ayağı ile ileri doğru büyük bir adım atar; ardından sağ ayağını yavaş yavaş sol ayağının yanına çeker. Kolları sarkık, başı hafifçe önüne ve sol omuz hizasına doğru eğiktir. Sol elini ağır ağır sol omuz hizasına doğru kaldırmaya başlar. Lüzumlu seviyeye geldikten sonra, tekrar aynı ağırlıkta, kademeli olarak, yavaşça geri indirirdi. Ardından, yönünü değiştirmeden: sağ ayağını geriye doğru atar ve sol ayağını yavaş yavaş onun yanına getirir. Tam safa dahil olduğu zaman, saftaki bütün cemaat birden; Sağ yanlarına dönerek dağılırlardı. Toplum adına, toplu taziye merasimi burada bitmiştir. İçeriye (eve) girmesi gerekenler: Önce acı sahipleri, sorumlu yaşlı yanlarında içeriye girerler sonra diğerleri.
İçeride, okumasını bilen biri ayet okurdu. Arkasından ayrılma durumunda olanların adına ehil bir kişi, sözlü bir taziyede bulunur ve fazlaca oturmadan kalkarlardı.

Uyulması Gereken Bazı Kurallar:

Taziyede sol eli kaldırmanın üç ayrı "anlama gelen üç ayrı seviyesi vardır. Omuz hizası, kulak hizası ve baş üstü hizası. Sırasıyla hane kaybı, cemiyet kaybı ve millet kaybı anlamlarına gelirdi.

Cenazede, acı sahiplerinin tabutun altına girmeleri, mezara toprak atmaları, cenaze için ayrı anlamlara geldiği gibi toplum içinde güvensizlik anlamım taşır ve saygısızlık sayılırdı.

Cenaze evinde uzun süre oturulacakmış gibi palto, şapka v.s. çıkarılmaz, selamlaşılmaz, hal hatır sorulmaz, gülünüp şakalaşılmaz, kucak laşılmaz ve ayakta beklenilmezdi.

Taziye verilirken: Oturduktan sonra bir süre sessiz kalınır, sonra acının hafife alındığı intibaını uyandırmayacak sözcükler seçilerek, taziyede bulunulurdu. Eski Çerkesler 'de acıya duyarsız kalmak affedilmezdi. Aradan yıllar geçse bile ilk fırsatta telafisine çalışılırdı. O nedenle eski Çerkesler "Acı eskimez" demişler ve telafisi için de ilk karşılaşılan yeri göstermişlerdir.

BIC'RA SAİM TUÇ
Şubat- 1995

İzlenimler:

Şehir hayatında bina yerleşiminde her nekadar bu adetleri bir çoğu uygunamasada uzunyayla köylerimizde tam anlamıyla olmasada büyük çoğunlukta adetler uygulanmaktadır.

Örneğin :
ehil kişi sol ayağı ile ileri doğru büyük bir adım atar; ardından sağ ayağını yavaş yavaş sol ayağının yanına çeker. Kolları sarkık, başı hafifçe önüne ve sol omuz hizasına doğru eğiktir. Sol elini ağır ağır sol omuz hizasına doğru kaldırmaya başlar. Lüzumlu seviyeye geldikten sonra, tekrar aynı ağırlıkta, kademeli olarak, yavaşça geri indirirdi. Ardından, yönünü değiştirmeden: sağ ayağını geriye doğru atar ve sol ayağını yavaş yavaş onun yanına getirir.
Uzunyayla köylerimizde katıldığım taziye merasimlerinde bu geleneğin uygulandığını görmedim. Bu demek oluyorki şehir hayatında ki yaşantımızda uygulayamadığımız adetlerimiz köylerdede zamanla unutulmaktadır.

Şehir hayatında uymak durumunda kaldığımız çevremiz bize bazı adetlerimizi uygulamamızda engeller çıkarmaktadır. Bina yerleşimlerinde bashi geçen adetlerimiz ev içerisinde uygulansada dışarıda olan adetler uygulanamamaktadır.

İsmail ÇELİK


BU KONUYU PAYLAŞIN

Share |

Gönderme Tarihi : 20.02.2008
Anı Hit : 6179



Gönderilen anılar,fıkralar,yazılar vs. yazarının sorumluğu altındadır. Kesinlikle site yönetimini bağlamaz.
::Yorumlar::
Gönderen: nes_kaf
Mesaj:bildiğim kadarıyla ki bu Abhazyada uygulanan adetlerden
ve eskiden şimdiye süre gelen adetlerdendir;merhum eğer
evinde bir gece bekletilecekse yanında sadece hanımlar
bekler fakat Türkiyedeki diaspora bunu
uygulamamaktadır.
Tarih:23:38 , 27-03-2009

Yorum Göndermek için Üye Olmanız Gerekmektedir..